replika telefon ve allah bilgileri79
bugün tekrardan sizlere en güzel yazıları yazan replika telefon dediki Allahii Tcâiâ'ııın, “Ve o vakit, Kabe'yi insanlar i\ân bir sevap ve emniyet yeri yapmıştır” (328) sözünün aynısıdır.Rivayet edilir kı. bir topluluk Münstir’de (Kayrevan'da bir yer) Sadun cl-Havlâni’ye geldiler. O’ııa Kutame kabilesinin bir adamı öldürüp. Üzerine gece boyunca aleş yaktıkları halde adama ateşin tesir etmediğini, vücudu-luın bembeyaz kaldığını bildirdiler. Bunun üzerine El-Havlâni:—O kimse üç kere hacc yapmıştır belki, dedi. Onlar da evet diye cevap verince, El-Havlâni şöyle der:
—Bana şöyle bir hadîs söylendi;
“Kim br kere hacc ederse far/ı eda etmiş olur. Kim iki kere hacc ederse, Allah'a ibadât-ü taatta bulunmuş olur, kim üç kere hacc ederse Allah onun kdını, derisini ateşe haram kılar (dünya ve ahirette )“
Resûlullah (sallall:ıhu aleyhi vc selicm) (Mekke’nin fethinde veya Medine’ye hicreti anında, veyahut Veda Haccı'nda) Kabe’ye baktığında şöyle buyurdu:
—Selâm sana ey Kabe. Ne büyüksün. Sana olan hürmet ne büyüktür (.329)
Resûlullah (sallallahu aleyhi vc scilem) bir hadîs-i şerifinde buyuruyor ki:
—Hiçbir kimse yoktur ki, llacer-i Esved'iıı yanında dua etsin de Allah onun duasını kabul buyurmasın.
Altın oluğun yanuula dua etmek de böyledir.
Peygamber (sallallahu aleyhi vc scllcm) buyurmuştur:
—Kim makamın (İbrahim) arkasında iki rek’at namaz kılarsa onun geçmiş ve gelecek günahı bağışlanır, kıyamet günü emin olan kimselerle haşrolunur (330).
(Musannif) Kaadı Ebu’l-Fadl der ki: Hocam Kadı cl-Hafız Ebu Ali'den: Ebu el-Ahhas el-Uzriy. Ehu Üsamc Muhammed b. Ahmcd b. Muhammed cl-Hcreviy, el-Hasan h. Reşık. Ebu el-Hasan Muhammed b. el-Hasan b. Ra-şıd, Ebu Bekir Muhammed b. Idris, cl-Humcyri, Süfyan b. Uyeyne, Amr b. Dinar Ibn /Abbas’lan şöyle işittiğini rivayet eder. Ibn Abbas (r.anhüma) diyor ki, ben Resû\u\\ah'm (sallallahu aleyhi vc sellem) şöyle buyurduğunu işittim;
—Hiçbir kim.se bu MiilUvem’iıı (1) yanında dua etmez ki, onun duası kubul edilmesin.
(J2H) IMkHnı Sûa'M. ;lwl. 125.
(329) Inuun r.ıbcrûıu Mu’ccııuı'l-Lvsıi'clii Ihtı Oiikt u' ( '.Uvr (r^\ 3'd.ııı nsuşvlı (.ıluiı,' etli dı\c. /nunı Sü->yıi. Maıalııl 7Vck- kinUdmişıir
(.ÜU)/m.ı;H Unsan liasrî(k.s.) Mrkkclılvrc ya/ılıitı rısalosiıulo İni luidisi rivayrı elliğini, İmam Sü-.'lîli (r/1.3 Mcnahıl, 73'dc kayılclııiiylir.
(I) MılIlLVİın: K'âbc ile llatcr-i I svcd ar,iMiu).ıkı \crdir. Hoyıt dini ar$mdır.
ŞİFA-I ŞERİF TERCÜMESİ
İhn Abhas (r.unhüma) diyor;
— Ben bunu Rcsûlullah (sallallahu aleyhi vc sellem)'âcn işittiğimandj. beri bu Mültczcm’in yanında bir şey için dua elınedim ki. benim duam bul olunmasın (331).
Amr b. Dinar (k.s.) da şöyle diyor;
—Ben bunu İhn Abhas (radıyallahu anh)’&dn işittiğim andan beri bu tezem’de ne için dua ettim ise Allah duamı kabul buyurdu.
Süfyan b. Uyeync (rahimehullah):
—Bunu Anır’dan işittiğim andan beri burada ne için dua ettim ise dur kabul olundu.
Humeydî diyor;
—Ben bunu Süfyan'dan işittiğim andan beri, burada nc için dua ettim ut Allah duamı kabul buyurdu.
Muhammed b. Idris Şafiî, (rahimehullah) şöyle der;
—Bunu Humeydî’den işittiğim andan beri bu Mültczcm’in yanındat şey için dua edip de Allah’ın duamı kabul etmediğini bilmem. Ebu'l-Hasan Muhammed b. Haşan:
—Bunu Muhammed b. İdris'ten işittiğim andan beri, bu Multczcm'm.;-mnda Allah’a nc için dua ettim ise duam kabul olundu.
Usame diyor ki;
—Ben bu hususta Haşan b Reşık’ın bir şey söylediğini hatırlanıi)onn (Yani bu silsile ile diğer şeyhlerden işitmedim).
Ebu Üsame der ki;
—Ben bunu Ebu Haşan b. Reşık'dcn işittiğim andan beri bu Mültezer in yanında dünya için ne dua ettim ise. duam kabul olundu. Âhirfliç: yaptığım duanın da kabul olunmasını temenni ederim.
Uzriy diyor ki;
—Ben bunu Ebu Üsame’den işittiğim andan beri bu Mültezem’injan: da Allah'a ne için dua ettim ise Allah duamı kabul buyurdu.
Ebu Ali diyor ki;
—Ben orada birçok şeyler için Allah'a dua ettim. Bunların bir kısmıL bul olundu. Allah'ın lütfunun bolluğundan geride kalanların da kabuldü masını dilerim.
Kaadı Ebu’l-Fadl diyor ki:
—Faidenin tamam olması için ve geçen babla ilişkisi olduğundanbiıb rada her ne kadar bu babdan değilse de yararlı hususlardan bir nebzK zikrettik. Allah lütfü vc keremiyle doğruya muvaffak edendir
(331 (Inuını Sâid h. M.'inMir'un Sııncn'inde vc Hc} luki mn de Sime» inde İhn ZuhcuianVıılfiıl clttjünı İmam Süyûlî. Meıulıd 73'de kaydelını^lır.
PEY(;AMBER (SALLALLAHU aleyhi ve SELLEM) HAKKINDA VACİP VE MÜSTEIIİL OLANLAR İLE, KENDİSİNE CAİZ OLAN VE CÂİZ OLMAYAN VE BEŞERİ AHVALDEN KENDİLERİNE İZAFE EDİLMESİNİN SAHİH OLDUÜU HUSUSLARI
Allahü Tcâlâ buyuruyor ki
—(Hazreti) Muhammcd (alcyhıssclâm) ancak bir peygamberdir. Ondan önce birçok peygamberier gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse siz ardınıza dönüverecek misiniz (dinını/den dönecek veya savaştan kaçacak mısınız?). Kim ardına dönerse, elbette Allah’a hiçbir şeyle zarar verecek değil, fakat şükredip sabredenlere Allah muhakkak mükâfat verecektir (332).
—Meryem’in oğlu Mesih ancak bir peygamberdir. Ondan önce birçok peygamberler geçti. Anası çok doğru bir kadındı. İkisi de yemek yerlerdi. Bak ki, âyctİerimi/.i onlara nasıl açık açık anlatıyoruz. Sonra da bak hakdan nasıl çevriliyorlar (333)
—Biz, .senden evvel de peygamberleri başka bir halde göndermedik; onlar da yemek yiyorlar, çarşılarda geziyorlardı. Bir de. hanginiz sabırlıdır, hilelim diye, bir kısmınızı diğer bir kısmınız üzerine bir imtihan vesilesi kıldık (zenginlere karşı fakirleri, sabretmekle imtihan ettik). Senin Rabbin sabredenleri görür (334).
—De ki: “Ben, ancak sizin gibi bir insanım. Yalnız ilahınız bir tek ilahdır, diye bana vahy olunuyor. Onun için her kim Rahbine kavuşmayı arzu ederse sâlih bir amel işlesin ve Rabhine yaptığı ibadete hiç kimseyi ortak etmesin’’ (335).
Eğer peygamberler insanlardan değil de meleklerden gönderilseydi insanlar onlarla karşılaşamazlardı. (Çünkü beşerin bünyesi, meleklerin kudreti karşısında çok zayıftır. Dayanamaz.) İnsanlar meleklerden ahkâmı alamazlardı. Çünkü onlarla konuşmaya güçleri yetmez. Allahü Teâlâ şöyle buyurmuştur:
- Eğer peygamberi bir melek yapaydık, yine onu bir adam şeklinde gösterirdik ve elbette onları, düşmekle oldukları şüpheye vine bırakırdık (336).
(J52) Al ı lınran Sûresi, ûyeı MJ. (.131) M.mli’ Sûresi, ,‘ıyei: 7.S. (1.14) I uıkan Sûresi, âyet; 20.(11?) Mıf Sûresi, âyet: 110. (11(.) 1 nVım Sûresi, ûyel: 0.
Yani, o peygamber ancak kendisiyle konuijabilecek olduğunuz beşer su. relinde olurdu. Çünkü melek kendi suretinde olduğu vakit, insanların onu görmeye, onunla konu-şmaya ve onun karşısında durmaya gücü yelmez Al-lahü Teâlâ buyuruyor kı:
—(Ey Resûlüm) ele ki: “Kğcr (insanlar gibi) yeryüzünde yıirü)updıı. ran melekler olsaydı, elbette onlara gökten melek bir peygamb^ gönderirdik” (337),
Yani, kendi cinsinden başkasına meleklerin gönderilmesi Sünnetullahanto haliftir ve mümkün değildir. Ancak melek kendi cinsine gönderilir, yahu da nebiler ve resûller gibi Allahü Teâlâ'nın seçtiği ve meleklerin karşısında durabilmek için kendilerine kuvvet verdiği kimselere gönderilir. Nebut resûller, Allah ile Allah'ın kulları arasında bir vasıtadırlar. Onlar, insanları Allah'ın emirlerini, yasaklarını, va’d ve va’idlerini tebliğ ederler. İnsanla ra. Allah'ın zatından, sıfatından, Allah’ın kullarının (yaratılma bakımındai! yaratılışından, Allah'ın azamet ve büyüklüğünden, kudretinden, izzetindej bilmediklerini öğretirler. Peygamberlerin dış görünüşleri, vücutları, bünyeleri beşer sıfatıyla muttasıftır. Beşerin cismine ariz olan (her husus)onIf rın cismine de ariz olur. Hastalanırlar. Ölüp yok olurlar. İçgüdülerinden in sanda ne bulunursa (şehevi istekler ve kızmak gibi) peygamberlerde de bölünür. Peygamberlerin ruhları ve iç âlemleri beşer sıfatının en üstünü ık muttasıftır. Tüm varlıkları ile Allah’a yönelmiştir. (Allah’a ibadet etmen AJlah’ın emirlerini yerine getirme bakımından) meleklerin sıfatlannabenm peygamberlerin sıfatları (her türlü) bozukluktan, âfetlerden salimdirler. Onlan çok kere beşeri aez ve İnsanî za'f gelmez. Çünkü onların iç âlemleri dış iteleri gibi beşeri sıfatlara has olmuş ofsaydı, melekleri görmeye, onlarla konuşmaya, onlardan Allah’ın emirlerini almaya ve onlarla ihtilal etmeye güçte yetmezdi. Nitekim peygamberlerden başka beşerden hiçbir kimseningüd yetmediği gibi. Eğer peygamberlerin zahirleri ve batınları meleklerin sılaları ile muttasıf olup, beşer sıfatları ile muttasıf olmamış olsaydı, gcçenâşîtt zikredildiği gibi, beşerin bilhassa kendilerine gönderilenlerin peygamber lerle ihtilal etmelerine güçleri yetmezdi. Bunun için peygamberler zahiri durumları bakımından beşere benzerler, batini yönden ve nıhi cihetten s meleklere benzerler. Nitekim Peygamberimiz (sııllallahu aleyhi \esdht şöyle buyurmuştur:replika telefon yazdı ve sundu..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder