replika telefonlar vesilesi1

 replika telefonlar


replika telefonlar vesilesi1 evet arkadaslar sizler icin hazıurladıgımız güzel yazılarımıza devam ediyoruz kelimelerime söyle baslarken Tevekkül etmek, çalışmamak demek değildir. Çünkı Ebu Bckr radıyallahu anh” her işinde tevekkül sâhibi idi. Halîfe seçildiği zeman, çarşıda kumaş satıyordu. (Yâ halîfe’ Devlet idârc ederken, ticâret yapmak olurmu.') dediklerinde, (Çoluk çocuğuma bakmazsam, millete nasıl bakarım?) buyurdu. Bunun üzerine halifeye Beytül-maldan aylık vermeği uygun buldular. Bundan sonra, her sâ at, millet işleri ile uğraşdı. Kendisi tevekkül edenlerin en yükseği iken, ticâret ederdi. l ekat, para kazanmağı düşünmezdi. Kazancını sermâyesinden, çalışmasından bilmez, Hak tea-lâdan bilirdi. Malını, din kardeşlerinin malından dahâ çok sevmezdi.
Tevekkül etmek için zühd lâzımdır. Zâhid olmak için ise, tevekkül lazım değildir. Ebû Ca’fer-i Haddâd, Cüneyd-i Bağdâdînin hocası idi. [Haddad, demirci de-mekdir]. Çok tevekkül ederdi. Yirmi sene, tevekkül etdiğini, kimseye belli etmemış-di Hergün, pazarda bir dînâr kazanırdı. (Dînâr, bir miskal altındır. Bir mıskal, d rt gram ve seksen santigramdır]. Hepsini fakîrlere sadaka verirdi. Cüneyd onun karşısında tevekkülden söylemezdi.
Tesavvuf adamlarının çarşıda, pazarda, halk arasında dolaşmaları, tevekkülün az olduğuna alâmetdir. Evlerinde oturmaları, Allahü teâlâdan beklemeleri lazımdır. Meşhûr yerde, tekkede oturmaları da, çarşıda oturmak gibidir kı, kalblerının ra a etmesinin, şöhretlerinden ileri geldiği tehlükesi vardır. Fekat, şöhret hatırlarına ge -mezse, çalışan insan gibi, tevekkül etmiş olurlar.
Hulâsa, tevekkülün esâsı, insanlardan birşey beklememek, sebeblere güvenmemek, herşeyi, yalnız Allahü teâlâdan beklemekdir. tbrâhîm-i Havvas buyuruyor kı, (Hızır aleyhisselâmı gördüm. Benimle arkadaşlık etmek istedi. Fekat, ben istemedim. Çünki, kalbimin ona güvenerek, râhat etmesinden, tevekkülümün azalmasından korkdum). Ahmed ibni Hanbel, bir işçi tutmuşdu. Talebesine, (İşçiye, gündeliğinden fazla birşey ver) dedi. İşçi, almadı. İşçi gidince, talebesine, (Arkasından gidip o şeyi ver! Şimdi alır) dedi. Talebe, sebebini sordukda:
Demek ki, çalışanların tevekkülü, sermâyeye güvenmemekdır Bunun alameti de, sermâye elden giderse, kalbinin hiç sıkılmaması, rızkdan ümmıdı kesılmemesı-dir. Çünki, Allahü teâlâya güvenen bir kimse, hiç ummadığı yerden rızk göndereceğini bilir. Eğer göndermezse, benim için böylesi hayrlı imiş der.
Böyle bir tevekkül elde edebilmek kolay değildir. Bir kimsenin butun malı ça ı-mr vevâ felâkete uğrayıp da, kalbinin hiç değişmemesi, herkesin yapacağı şey değildir. Böyle tevekkül eden pek az bulunur ise de, yok değildir Böyle mak için, Allaha teâlânın fazl, rahmet ve ihsanının sonsuzluğuna ve kudretim mâl üzere büyük olduğuna, kalbin tâm inanması, yakın hasıl etmesi lazımdır.

Bugün arı, bu hakikati anlamağa başlaınışdır. Yağmurlu havalarda, şimşekler havanın azot gazı, oksigen gazı ile kimyâca birleşerek, azot monoksid den sız gaz hasıl oluyor. Bu gaz havada serbest hâlde kalamaz. Tekrâr oksiger rek azot dıoksid hâline dönüyor. Turuncu renkli ve boğucu olan bu gaz dî k! nem [su buhârı] ile birleşerek, nitrik asid [ya’nî kezzab ismi ile satılan şek kül ediyor. Yine şimşeklerin te’sîri ile havadaki su buhârının parçalan serbest hale geçen hidrogen [müvellidülmâ’] gazı da, havanın azotu ile amonyak gazı hâsıl oluyor ki, bu gaz, o esnâda hâsıl olan nitrat asidi ile zaten mevcûd olan karbon dioksit gazı ile birleşerek amonium nitrat ve karbonat tuzları meydâna geliyor. Bu iki tuz, diğer bütün alkali ma’denle f„,!’ suda eridiğinden, yağmurla toprağa iner. Toprak, bu maddeleri kals aline çevirerek, nebâtlara verir. Nebâtlar, bu tuzları albüminli maddelere lere] çevirir. Proteinler, bitkiden, ot yiyen hayvanlara ve insanlara geçer, nebatatdan ve ot yiyen hayvanlardan alır. Bu maddeler insanların ve hs hücrelerinin yapı taşıdır. Kuru proteinlerin içinde % 14 [yüzde ondörtl vardır, işte, yağmur suları vâsıtası ile toprağa, her sene dörtyüzmilyon tor de hava azotunun gelerek gıdâ hâline döndüğü bugün hesâb edilmişdir. gelen, elbette dahâ çokdur. Semâdan, bu suretle rızk indiğini bugün fen yo yabılıyoruz. Dahâ nice şekllerde de inmekdedir. Fen, ileride bu yollardar da belki anlıyacakdır].
Allahü teâlâ, herkesin rızkının gökden indirildiğini bildirmekle, kims< na dokunulaınıyacağını anlatıyor. Cüneyd-i Bağdâdiye “kuddise sirruh” ( arıyoruz) dediklerinde, (Nerde olduğunu biliyorsanız, orada arayınız!) (Allahü teâlâdan istiyoruz) dediklerinde, (Eğer, sizi unutmuş sanıyorsanız, nız!) buyurdu.


replika telefonlar, replika samsung, replika s4, iphone replika, samsung replika s4, hp replika, note 3 replika, replika s5,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder