Sayfalar
- Ana Sayfa
- Replika Telefonlar
- Kore Mali Telefonlar
- Lcd Ekran Tamiri
- Tablet Ekran Tamiri
- reklam panosu fiyatlari
- Cep Telefonu Fiyatlari
- Cep Telefonu Modelleri
- Seo Çalişması
- Seo Fiyatlari
- Spot Telefon
- Spot Samsung
- Spot İphone
- replika samsung s4
- replika samsung s5
- replika samsung note 3
- replika samsung note 4
- birebir ürünler
- replika telefon
- replika telefon ve google link
- ucuz canta modelleri ve fiyatlari
- ikinci el satilik cep telefonlari
- cep telefonu dokunmatik ekran tamiri fiyati
- Samsung İphone Cep Telefonu Kelimeleri
- Replika Telefon > Modelleri, Siteleri, Fiyatlari
- Replika İphone 8 Plus
- Replika Samsung S8 Edge > Cep Telefonu, Fiyatlari
- Replika İphone 7 Kore Cep Telefonu Fiyati
- Replika İphone 7 plus Kore Cep Telefonu
bayan çantası fiyatları ve tarih bilgileri38
bayan çantası fiyatları ve tarih bilgileri38 evet bugün yine bayan çantası fiyatları sizler icin güzel bilgileri sizlere sdunuyor ve bayan çantası fiyatları diyorki Maslahatın yanında Mısırlı modernistlerin fıkhı çağdaş dünyan uyarlamak için savundukları ikinci prensip, farklı mezheplerin görüşleri arasında eklcstisizm anlamına gelen telfik idi. Birbirine bağb içtihat ve telftk fikrinin arkasında da gene Afgânî vardı. Afgâni ve takipçilerinin içtihat ve telftk ile siyasî ve dinî iki temel amacı gerçekleştirmek istedikleri söylenebilirdi. Birinci siyasi amaç, mezhep-İcr-üstü bir birlik, ikinci dini amaç, faydacı bir yaklaşımla mezheplerin çağdaş şartlara en uygun içtihatlarını derleyerek modem hır hukuk sistemi vücuda getirmekti.
Telfik^ fiilen mevcut mezheplerin birleştirilmesi, diğer bir deyişle özgül mezheplerin ortadan kaldırılmasıyla yeni, tek bir mezhep yaratılması demekti. Afgânî, İslâm’da mezhepler-üstü birlik fikn-nc, dinlcr-üstü birlik idealinden gelmişti. Şeyhî doktrininden Aydınlanma deizminc kayan Afgânî, gençliğinde felsefeye da)alı evrensel bir dünyagörüşü altında üç İbrahimî din, Yahudilik, Hıriso-
vtniık vc UUm’ın bîrlı^ni dört gözk bckJcmıştı O, Kenan’a cevabında apa^^ık gonıldugu gibi hayatı boyunca koruduflpi bu ideali, Is-rınbul’dakı •obbetlcnndc omrunun lon yıUanna kadar dile getirdi Ona göre u<, din de temel ilke ve amaçlannda bırbirlcriyle tam uyum halindedir, birbirlerine muhalif olmaktan çok tamamlayıcıdırlar (Mahzıımî 1980; 200). Bu üç dinin, semavî-İbrahimi dinler olarak monotcıstik bir “İlâhi 6z”e dayandıklan, ilk başta itiraz edil-fneyccTk makul hır gtmış olarak görünmektedir. Fakat Kedounc (1%6 I5)’nin de belirttiği gibi burada Afgânî’nin tavrı asUnda, pratik bir hoşgörüden çok “ilâhı öz”de birleştikleri gerekçesiyle bu dinlerin ozgul dogmatik yapılarının reddi, yanı deizm anlamına gelmektedir. Nitekim Kenan’a cevabında Afgâni, deist Muham-med b. Zekeriya Kâzı gibi, İslâm dâhil butun vahy edilmiş dinleri reddediyordu (Bedevi 1993; 241-43).
Algini, din adamları tarafından beslenen ihtilâflardan dolayı tbrahimi dinlcr-arası birlik projesinin imkânsızbgım anlayınca din-içi, mezhepler-arası bir birlik fikrine kaymıştı. Bu birlik de önce telfik voluvla Sünnilik-içi dört mezhep, daha sonra da Sünnîlik ile Şi’îlik arasında olacaktı. Sünnî ve Şî’î sözlerinden nefret eden Af-gini, sultanların ümmetin cehaletinden yararlanarak icat ettikleri bu tefrikaya gerek olmadığını savunur (Mahzûmî 1980; 165-208). Sünnî-Şî’î mezheplerinin doğuşunu hilâf olarak nitelendirerek selef zamanındaki gibi bir birlik tasarlayan Abduh (1980; 11/318)’ta da bu görüşü bulmak mümkündü.
İslâm gibi evrensel-yönelişi! vahy edilmiş dinlerin tabiatına aylan mezhepler ve dinler-üstü birlik projesinin nihaî adresi deizmdi. İslâm gibi evrensel-yönelişi! vahy edilmiş dinler zamanla geliştikçe hivrrarşik bir yapı kazandı. Dinin hiyerarşik yapısı, geleneksel dünvagörüşünü karakterizc eden bedene benzetilebilirdi (Barkan 1975). “Hücre, doku, organ ve sistem" olarak dört temel birimden oluşan beden gibi, İlâhî mesaj da “din, ortodoksi, mezhep, tarikat" gibi dört hiyerarşik birim halinde taazzuv etmişti; beden gibi din de ancak bu hiyerarşik yapıda işleyebilirdi. Nasıl, doku, organ ve sistemleri atlayarak doğrudan hücreleri birleştirmek mümkün de-
'' Afgini ve Mısır modemistlcnnın ittihat ve Sünni-Şn birliği hakkındakı rutumlan hakkında, Enayat 1982: 41-51.
630 Yffti Parnkhgms
j^ılsc, ozgul din vc mc2hcplcri atlayarak ilâhı mesajı bulj^ mümkün dc^ldi; bunun nihaî adresi, Batı'da oldu^ gibi
ateizmdi. Nitekim Batı’da önce Katolik Kilise’ye karşı hayj, ^ tepki, antiklerıkalızm, daha sonra deizmc ve daha sonra da aı^ dönüşmüştü. Bunun İhındır ki Mısır’da Şeyhülislâm Mustafa^ ile modemıstlere karşı duran önde gelen Türk âlimi Mchmçdî^^^ hıd KevTieri (2008: 98, 106-111), tclfık projesini, “el-lâmczhcb,^.^ kantaratü’l'lâJiniyyc*’ (mezhepsizlik, dinsizliğin köprüsüdür) ilkli makalesiyle eleştirmişti.
Bu noktada Namık Kemal’in Islâm birliği anlayışını Afgânî’mn. kiyle karşılaştırmak yararlı olur. Kemal (2005: 86), değil dinler üstü, deistik, doktrinal bir birlik, Sünnîlik ile Şî’îlik arasında bile mezheplerin özgül doktrinal yapılarına dokunmaksızın, siyasî, ış. levsel bir birliği öngörür. 1872 tarihli yazısında dile getirdiği Muı-lumanlar arası siyasî birlik arayışı, Sünnî kesimin ötesinde butun İslâm dünyasına uzanacaktı: “Lâkin maksat ittihad-ı İslâm olunu bittabi hudûd-ı Osmaniye derununa inhisar edemez ve o kadir umumî tutulacak bir arzunun beka ve revacı ise zann-ı âcizancmız ce ancak siyaset ve mezhep devâisinden bütün bütün tecridiyle hâsıl olabilir.” Çünkü Yahudilik, Hıristiyanlık gibi büyük dinlerde olduğu gibi İslâm’da da çeşitli fırkalara vücut veren görünüşteki doktrinal bölünmeler, aslında Müslümanlar içinde teodise ve meşruiyet krizine bağh siyasî ihtilâflardan doğmuştu. Hâlbuki şimdi bir bütün olarak Müslümanlara meydan okuyan modem dünya karşısında iç siyasî ihtilâfları aşarak birleşmek kaçınılmazdı.bayan çantası fiyatları sundu.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder