Sayfalar
- Ana Sayfa
- Replika Telefonlar
- Kore Mali Telefonlar
- Lcd Ekran Tamiri
- Tablet Ekran Tamiri
- reklam panosu fiyatlari
- Cep Telefonu Fiyatlari
- Cep Telefonu Modelleri
- Seo Çalişması
- Seo Fiyatlari
- Spot Telefon
- Spot Samsung
- Spot İphone
- replika samsung s4
- replika samsung s5
- replika samsung note 3
- replika samsung note 4
- birebir ürünler
- replika telefon
- replika telefon ve google link
- ucuz canta modelleri ve fiyatlari
- ikinci el satilik cep telefonlari
- cep telefonu dokunmatik ekran tamiri fiyati
- Samsung İphone Cep Telefonu Kelimeleri
- Replika Telefon > Modelleri, Siteleri, Fiyatlari
- Replika İphone 8 Plus
- Replika Samsung S8 Edge > Cep Telefonu, Fiyatlari
- Replika İphone 7 Kore Cep Telefonu Fiyati
- Replika İphone 7 plus Kore Cep Telefonu
demir fiyatları,ndan islam bilgileri
demir fiyatları,ndan islam bilgileri ve arkadaslar sizlere bugün islam bilgilerini demir fiyatları anlatıyor ve demir fiyatları diyorki Peki evlât, sen neden üzerinde altın olduğunu söyledin?Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri dedi ki:
Ben evden ayrılırken anneme asla yalan söylemiyece-ğime söz vermiştim. 40 altın için sözümü bozar mıyım?
Bu sözleri duyup hakikate şahit olan eşkıya başının gözleri yaşardı. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin hakikat dolu gözlerine bakıp onunla kendi yaşını ölçtü. Kendisinin bu yaşa kadar nice hıyanet ve zulümler işlediğini, birgün Hakka yönelmediğini acı acı düşündü ve o güne kadar yaptıklarından pişman olup, ellerini başına vurarak şöyle haykırdı:
Eyvah! Biz de Allahü teâlâya söz vermiştik. Bunca zamandır şeytana uyup ahdimizi bozduk. Fenalık yaptık. Yarın Hak huzurunda acaba bizim halimiz ne olacak?
Sonra arkadaşlarına dönerek dedi ki:
Ey arkadaşlarım! Bana bakınız, beni dinleyiniz! Ben, bunca senedir Hak teâlâya karşı olan ahdimi bozdum. O’na isyan ettim. İçimden gelen bir pişmanlıkla bütün günahlarıma tövbe ile Rabbimin yoluna iltica ediyorum. Bundan böyle inşaallah, Hak teâlânın râzı ve hoşnut olmadığı bir şeyi yapmıyacağım.
Reislerine pek ziyade bağlı olan eşkıyalar hep bir ağızdan dediler ki:
Efendimiz, reisimiz! Biz de sizden ayrılmayız. Eşkıyalıkta reisimizdin, hidâyette de reisimiz ol!
Bunun üzerine kervan ehlinden ne alınmışsa sahiplerine iâde edildi. Bir sürü eşkıya Seyyid Abdülkâdir-i Geylâni hazretlerinin önünde tövbe etti. Kendisi tekrar yoluna devam ederek Bağdat’a vardı.
Sevgili Peygamberimiz “şehidliğin” üstünlüklerini anlatıyorlardı. Buyurdular ki:
Bu sözleri işiten “Nevfel” ismindeki Sahâbe, iki oğlu ile hanımını oraya getirdi.
Yâ Resûlallah! Bir duâ etmek istiyorum. Siz de “amin” der misiniz? diye sordu.
Peygamber Efendimiz kabul ettiler. Bunun üzerine Nevfel:
Yâ Rabbi, Nevfel kulunu şehid, bu yavrularını yetim, bu hanımını dul eyle, duasında bulundu. Peygamberimiz, (âmin,) dedik'.
Hazret-i Ali’nin bildirdiğine göre; ilk Gazâ’da (savaş-da) Nevfel, gerçekten şehid oldu... Gazâdan sonra Allahın Resûlü ve arkadaşları Medine’ye dönüyorlardı. Kadınlar, çocuklar ve ihtiyarlar, karşılamaya çıktılar. Hepsi sevinç içindeydiler. Nevfel’in hanımı, çocukları ve ihtiyar annesi karşılayıcılar arasındaydı.
Gazânız mübârek olsun Yâ Resûlallah! Nevfel’in hali nicedir?... diye sordular.
Merhametli “Efendimizin” gözleri nemlendi. Şehidlik haberini vermeğe mübârek kalbleri dayanamadı. Elleriyle arka tarafı işaret buyurup, geçtiler..
Arkadan Hazret-i Ali geliyordu. Nevfel’in yakınları, O’na sordular... “Allahın Arslanı” yanında yürüyen Hazret-i Ammar’a:
Şehidlik haberiiii ben de veremiyeceğim. Abdülkâdir im! Senin ayrılığına dayanamam. Sensiz ben ne yaparım? Bu bakımdan müsâade edemiyorum.
Abdülkâdir-i Geylâni Hazretleri, tarlada olan bitenleri anlattı. Annesi ağladı. Kalkıp babasından miras kalan 80 altını alıp, kırkını kardeşine ayırdı. Kırkını da bir keseye koydu ve keseyi elbisesinin koltuğuna dikti. Sonra oğlunun gözlerinin içine bakarak dedi ki:
Ey benim gözümün nuru ve gönlümün tacı evlâdım, Abdülkâdir’im! Hak teâlânın rızâsı için olmasaydı katiyyen bırakmazdım. Huzur ve esenlik içinde sefere çık! Yolun açık olsun! Seninle belki ebedi olarak ayrılıyoruz. Sana son olarak nasihatim şudur ki: “Eğer beni memnun etmek istiyorsan, hiçbir zaman yalan söyleme, doğruluktan asla ayrılma! Allahü teâlâ her zaman ve her yerde doğrularla beraberdir.Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri annesine söz verdi ve ağlayarak elini öptü. Bağdat’a gitmek üzere bulunan bir kervana rastgeldi ve aralarına katıldı. Hemedan’ı geçmişlerdi. Bir müddet yol aldılar. Arz-ı Tetrenk denilen mahalle geldiklerinde kervanda bir bağırıp, çağırma koptu. Önlerine aniden bir sürü eşkıya çıkıp kervana saldırdılar. Bir anda sandıklar yere yıkıldı. Eşyalar yağma edilmeğe başlandı. Eşkıyalar, kervandakilere birer birer sual edip, üzerlerinde her ne buldularsa aldılar. Sıra Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerine geldi. Eşkıyalardan biri latife olsun diye bunu önüne çekip sordu:demir fiyatları yarın kaldıgımız yerden devam edecek.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder